Araştırmacı-yazar Murat Baycanlar, şiirlere konu olan ünlü Türk ressamı Abidin Dino’nun çizdiği kitap kapaklarının bir dostluk gösterisiyle anılabileceğini ifade etti.
Murat Baycanlar, ne zaman gazete arşivleri ve kütüphanelerde vakit geçirse hedeflediği konunun dışında da sürprizlerle dönen bir araştırmacı. Özellikle Türk edebiyatı ve Adana’yla ilgili yaptığı çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Geçtiğimiz günlerde bana ulaşan “Dostluk Gösterisi” ifadesiyle yayımlanan “Abidin Dino’nun Kitap Kapakları” adlı çalışma, Türkiye’nin en önemli ressamlarından birinin edebiyatımıza güç verdiği fırça darbelerini bir araya getiriyor. Baycanlar’la kitabın hazırlanış sürecini ve Abidin Dino’nun bir ressam olarak edebiyatımıza kattıklarını konuştuk.
Mazlum VESEK

-Sayın Baycanlar, Abidin Dino ile ilgili hazırladığınız çalışma hakkında bizi kısaca bilgilendirir misiniz? Bu çalışma hangi nedenle ve nasıl hazırlandı?
“Dostluk Gösterisi” Abidin Dino’nun Kitap Kapakları adlı sergimiz 2017 yılında Adana’da düzenlenen Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı’nda yer alan etkinliklerden biri olarak düzenlenmişti. Bu sergiyi ve sergi kitabını Çukurova Üniversitesi Güzel sanatlar Fakültesi’nden Öğretim Üyesi Can Kızgındemir ile birlikte hazırlamıştık.
-Kitabın başlığında yer alan “Dostluk Gösterisi” adlı üst başlık dikkat çekici. Bu sözü kitabın kapağına taşımanızın serüvenini anlatır mısınız?
Abidin Dino, resim, edebiyat, sinema, karikatür ve daha birçok alanda yaşamı boyunca değerli çalışmalar yapmış bir sanatçımızdır. Ressamlığı diğerlerini gölgede bırakmış olsa da o, eser verdiği her alanda başarılı olmuştur. Abidin Dino sanat yaşamının ilk anlarından itibaren kitap kapakları da çizmiştir. Hatta bu alandaki ilk çalışmalarından biri Nâzım Hikmet’in 1931 yılında yayımlanan Sesini Kaybeden Şehir kitabının kapağıdır. Abidin Dino ile Nâzım Hikmet’in dostluğundaki bu ilk adım, Nâzım Hikmet’in ölümüne kadar birçok ortak çalışmayla devam etmiştir. Abidin Dino, Nâzım Hikmet’in yanı sıra Türk edebiyatında önemli yerleri olan birçok sanatçıyla da benzer dostluklar kurmuştur ve bu sanatçıların çoğunun da kitaplarının kapak resimlerini çizmiştir. Sait Faik Abasıyanık, Ferit Edgü, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Fakir Baykurt, Gülten Akın, Pertev Naili Boratav, Melih Cevdet Anday ve daha niceleri. Abidin Dino için bu çalışmalar bir iş değil ortak yaratma sürecinin örnekleri olmuştur. Abidin Dino’nun çok sevdiği sözcükle bir “imece” idir bu çalışmalar. Hem Abidin Dino’nun hem adı geçen sanatçıların yazdıklarında, anılarda, mektuplarda bu “Dostluk Gösterisi”nin izlerini görmek mümkündür. Bu dostluk ilişkisi ve ortaya çıkan eserler gerçekten etkileyicidir. Sergimize, bu dostluğu insanlara taşımayı amaçladığı için “Dostluk Gösterisi” adını vermeyi uygun gördük.
-Kitapla ilgili hatırı sayılır bir araştırma sürecine girdiğiniz anlaşılıyor. Dino’nun çizdiği kapaklardan haberdar olarak yola çıktığınız bu süreçte sizin için sürpriz olan kapak veya kapaklardan söz eder misiniz?
Açıkçası bu çalışma birikerek oluştu dersem doğru olur. Ben daha çok Abidin Dino’nun 1943-1945 yıllarında sürgün cezasıyla geldiği Adana’da geçirdiği günler üzerine bir araştırma, çalışma yaparken bu kitap kapakları birer ikişer dikkatimi çekmeye başlamıştı. Sayın Ferit Edgü’nün Abidin Dino için söylediği bir cümleyi burada anmak isterim: “Abidin, sürprizlerle doludur!”. İtiraf etmeliyim ki sevgili Dino’nun sürprizlerinden biri oldu benim için bu kapaklar. Benim bu süreçte dikkatimi çeken ilk kitap kapakları Nâzım Hikmet için hazırladıkları oldu. Ayrıca Yaşar Kemal’le Adana’da o sürgün günlerinde başlayan dostluklarının güzel örnekleri arasında yer aldığını düşündüğüm Yaşar Kemal’in kitaplarının kapaklarının da çok önemli olduğunu düşünüyorum.
-Dino’nun Yaşar Kemal’le epey çalıştığı görülüyor. Araştırmanız boyunca Yaşar Kemal ve Abidin Dino dostluğuna dair özel notlar tuttuğunuza emimim. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Abidin Dino ve Yaşar Kemal’in dostlukları Adana’da biraz önce bahsettiğim sürgün günlerinde başlıyor. Yaşar Kemal’in çok genç olduğu o yıllarda Abidin Dino ile birlikte Adana’nın bir diğer sürgünü, Abidin Dino’nun ağabeyi Arif Dino ve Güzin Dino onun için bir üniversite oluyorlar. Yaşar Kemal birçok yazısında bu verimli ilişkiyi ve yukarıdaki isimleri hep anmıştır. Abidin Dino ve Yaşar Kemal’in o günleri anlattıkları çok güzel bir söyleşi kitabı da var: Yüzler.
-Abidin Dino, Adana’yla anılan bir kişilik. Bu kitabı Seyhan Belediyesi için hazırlamış olmanızın çalışmanızda sizi motive eden bir yanı oldu mu?
Evet. Abidin Dino, Adana ile hatırlanan birçok sanatçıdan biri oldu. Aslında Adana doğumlu değil. Dino ailesinin Adana ile ilişkisi dededen, Abidin Paşa’dan başlıyor. Abidin Dino’nun dedesi olan Abidin Paşa, Adana Valiliği yapıyor. Abidin Dino, 1890’lı yıllarda dedesinin vali olduğu topraklara 1940’lı yıllarda sürgün olarak geliyor. Bu tarihlerin Adana’sı, sanat yaşamının başlarında diyebileceğimiz Abidin Dino için önemli bir yer oluyor. Adana’daki yoksul köylüleri, emekçileri konu edindiği resimlerinin yanı sıra, ilk heykel çalışmaları, basıldıktan kısa bir süre sonra toplatılan “Kel” adlı tiyatro kitabı, ki bu kitap yayımlanan ilk kitabıdır Abidin Dino’nun, Türksözü Gazetesi’ndeki çalışmaları ve yazıları onun bu şehirle kurduğu ilişkinin ilk ürünleri oluyor. Ve bu ilişki sanatçının daha sonraki yıllarında da önemli kaynaklardan biri olarak sürüyor. Abidin Dino, yaklaşık iki yıl kaldığı bu şehirle özdeşleştirilecek kadar önemsemiştir Adana’yı ve buranın insanlarını diyebiliriz. Bizim çalışmamız da bu ilişkiyi tekrar hatırlatan bir yön taşımaktadır. Çıkış noktamız Abidin Dino ve Adana olmuştu çünkü. Sergi, Seyhan Belediyesi’nin katkıları ile hazırlanmıştı. O zaman Seyhan Belediye Başkanı olan Zeydan Karalar’ın, Betül Yamanyılmaz’ın ve Mürüvvet Sızlı’nın serginin hazırlanmasında önemli katkıları olmuştu.
Dino, Kemal Tahir’in “Köyün Kamburu” kitabını çizmiş; ama ben bu kapakla ilgili özel bir nota rastlamadım. Dino’nun fırçasıyla dolaşıma giren bu “Dostluk Gösterisi”nde Kemal Tahir’in yeri hakkında söyleyebileceğiniz bir şey var mı?
Kemal Tahir’in Köyün Kamburu kitabının hem ilk hem de daha sonraki baskısında kapağın Abidin Dino tarafından resimlendiğini görüyoruz. Serginin hazırlanması sürecinde Abidin Dino’nun ve Kemal Tahir’in bu sürece dair bir not, mektup ya da yazısına ulaşamadığım için Nâzım Hikmet’in bir mektupta bu konuya değinmesine yer verdim.
-Dino ve Nazım Hikmet de epeyce yan yana gelmiş iki sanatkar. Kaldı ki Dino, sanırım en çok Nazım Hikmet’in “Saman Sarısı” şiirindeki “Sen mutluluğun resmini çizebilir misin, Abidin?” dizeleriyle anıldı. Nazım ve Dino’nun birbirlerine dair yaptıkları onların sanatına ne katmıştır sizce?
Nâzım Hikmet ve Abidin Dino’nun dostlukları Abidin Dino’nun gençlik günlerinde başlamış ve Nâzım Hikmet’in ölümüne kadar da sürmüştür. İki isim sanatçı olarak birbirleriyle kurdukları ilişki dışında dost olarak da çok çok yakındırlar. Nâzım Hikmet hapishanede açlık grevindeyken onunla görüşmeye gidenlerin arasındadır, Dino. Aynı partide yoldaştırlar ayrıca ve bu siyasi ilişki de hem Türkiye’de hem yurtdışında ilişkilerinin özel bir yönünü oluşturmuştur. Nâzım Hikmet’in sizin andığınız Saman Sarısı şiirinde geçen ve ezberlerde olan dizeleri dışında başka şiirlerinde de yer alır Abidin Dino hatta Güzin Dino. Ben birçok yönü olan bu ilişkiye dair, ilgilenenlere Abidin Dino’nun “Nâzım Üstüne” adlı kitabını önerebilirim.
-Son olarak Dino, demokrat ve hatta sosyalist kimliğiyle yaşayan biriydi. Türkiye İnsan Hakları Vakfı için yaptığı çizimden siz de söz etmişsiniz. Dino’nun çizgileri Türkiye’nin toplumsal hafızası ve mücadelesi için ne ifade ediyor?
Abidin Dino, sizin de belirttiğiniz gibi bir siyasal kimliğin de taşıyıcısıydı. Sanatıyla yaşamını ayırmadan, onun bu topraklara, Anadolu’ya ait olduğunu belirtmek isterim. Kendisi de bunu sürekli belirtmiştir. Yaşar Kemal’in Abidin Dino’nun imzasını gördüğü ilk yazı Karacaoğlan üzerine yazılmış bir yazıdır. Abidin Dino’nun güzel kitaplarından birinin adı Sinan’dır. Hayran olduğu Mimar Sinan’ı anlatır ve gerçekten eşsiz bir kitaptır. Dino, Yunus Emre’yi anlatır Avrupa’da ve davet edildiği bir çok coğrafyada. Söylemek istediğim gıdasını aldığı bu topraklara uzaktan bakan biri olmamıştır. Hem birikimiyle hem sorunlarıyla, emekçileriyle, köylüleriyle Anadolu onun için önemli olmuştur. Ve bu yönü saygıyı hak etmektedir. Son olarak, Abidin Dino’nun uzun yıllara yayılan yazılarının bir arada olduğu ve Turgut Çeviker tarafından büyük bir emekle hazırlanan “Abidin Dino, Toplu Yazılar” adlı kitabı da okurlarınıza önermek istiyorum.

