İlkokul bitmiş ortaokul yılları. Hani ergenliğe adım atmış, genç sayılabilecek yaştayız. Fotoğrafta görüldüğü gibi gıcır bir futbol topumuz yok. Eskiciden aldığımız yamalı bir top, yine benim sırtımda eski bir forma var. Yeni olsa mahalle maçında giymeye kıyamazdım. Daha sonraki yıllarda “sıfır” pırıl, pırıl toplarımız oldu. Her gün onu kasaptan aldığım kuyruk yağıyla bir güzel yağlardım. Daha dayanıklı olması için. İlk kurduğumuz futbol takımı Yıldırım Spor oldu. Formalarımız sarı- kırmızıydı. Çok yıkanmaktan renkleri soluktu. Hatta 11 tane bile değildi. Zaten şortlarımız rengarenk olduğu için eksik olanı sarı atlet ile halletmiştik.
Mahallemizde biraz küçük de olsa akşam üstleri futbol oynayacak bir sahamız vardı. Turnuva maçlarımız; Tepecik- Langar, Çocuk İslahevi, Şirinyer, Umurbey, Esendere, Yağhaneler, Atillaspor gibi sahalarda olurdu. Zaman, zaman uzak ilçe ve köylerde maç bağlardık. Giderken semt minibüsü kiralar, gırgır şamata yol alırdık. En uzak deplasman Manisa, Kula ilçesine olurdu.
Şimdiki Göztepe Stadı toprak olduğu zamanlar şirket takımıyla turnuva maçına çıkmıştım. Galatasaray ve Fenerbahçe’de top koşturmuş, Çingene ya da Dansöz Lakaplı, İzmirspor’da oynayan Arif Kocabıyık 85. dakikada rakip takımın golünü atmış,1-0 mağlup olmuştuk. Sağbek oynadığım için Arif’i durdurmak hiç de kolay olmamıştı.
Karşıyaka sahası çimdi. Burada oynadığımız turnuva maçlarında tribünde ciddi sayıda taraftarımız olurdu. Yine rakip takımda Altay’da top koşturmuş, Fenerbahçe’ye “Milyon TL” ye transfer olmuş (yıl 1973) ilk futbolcu Miço Mustafa (Kaplakaslan) vardı. Futbolu bırakmış da olsa defansta tutamadığım futbolculardan biri oldu. 1-0 öne geçtiğimiz maçı 3-1 kaybetmiştik. Mustafa ağabeyle daha sonraları iş hayatında dost olduk. Kitap düşkünü, güzel insanla İzmir’de sık görüşürüz.
Eski Buca Stadı toprak olduğu zamanlar, Atatürk Stadı yan sahaları, Bornova Stadı da maça çıktığım sahaların içinde yer aldı. Saymadığım şimdilerde yok olan birçok futbol sahası vardı. Betonlaşan kentlerde hepsi yok olup gittiler.

