..
Ey aşk, geldiysen üç kez vur yüreğime
kaçır beni bu karbon arası hayatlardan çocukluğumdaki dut ağacına götür
heybetli bir salıncak kurup dallarında gezinen karıncaları kovalayım
…
kaçır beni buralardan, yağmur suları ile yıka tenimi
sıyır karabasanlarımı düşlerimden, bir yaz köyünde haps’et
kurut kökünü umutsuzluklarımın
…
ey aşk, geldiysen üç kez vur yüreğime
takılıp bir yıldızın kuyruğuna,kaçıp gidelim başka dünyalara
bir martı kanadına tutunup ”kıralım” hayatı
okaliptuslara adımızı kazıyıp, çiçekten kolyeler asalım boynumuza
bahara dönsün tüm mevsimler,renkli yelkenlerle sevgi turları atalım
…
ey aşk, geldiysen üç kez vur yüreğime
sız geceme,hayalin su gibi dağılsın bedenime
yerlere saçılan aldanışlarımın yanıbaşından topla gözyaşlarımı
kov, yüreğimdeki kariyer düşkünü kahırlarımı
doğ içime, çöz ucu düğümlü başlangıçlarımı
büyümediğim yaşlardan tutup çıkar
ve bir kenarda ille de yaşatıp yeşert çocukluğumu
…
ey aşk, geldiysen üç kez vur yüreğime
zincire vurulu düşlerimi azad edeyim, zehirli okları çıkarayım tek tek içimden
nazlı mavişleri aşırayım komşu bahçeden
bir avuç yasemin toplayıp savurayım gökyüzüne
gözlerim yağmurlaşsa da akıp gider, aldırma
unuttuğundandır böylesi an’ları
…
ey aşk, geldiysen üç kez vur yüreğime
temize çekili günlerin arefesinde
gözükaralığımın şerefine kaldırayım kadehimi, ve içine doldurup gözyaşlarımı
bitireyim bir dikişte
kendi dertlerimin sarhoşu olayım kime ne
ey aşk, geldiysen üç kez vur yüreğime …
…
beyhan duran / 2012

