ESKİ GÜNLERE GERİ DÖNECEĞİZ.

Mahallemizde bakkal¸ manav¸ kasap gibi mahalle esnafının kullandığı veresiye defterlerine mayıs ayında geri dönüşünün sinyallerini görmek gerekir. Geçmiş yıllarda AVM’lerin, büyük market zincirlerinin olmadığı dönemlerde dar gelirli aileler, maddi sıkıntı içinde olan¸ elinde fazla nakit parası bulunmayan insanlar¸ gündelik ihtiyaçlarını karşılamak için daha çok mahalle bakkalına, tüpçüye, kasaba, manava veresiye hesap açtırır¸ aldığı ürünleri borç defterlerine yazdırırlardı. Evlerinin geçimlerini bu yolla sağlayan dar gelirli insanlar¸ maddi imkâna kavuştuklarında borçlarını sildirmeye çalışırlardı. Corona virüsü öncesi ve sonrası ise ekonomik kriz başladığını, esnafın kazancının düşmesi ile beraber kepenk kapatmasının da gayet doğal olduğunu vurgulamak gerekiyor. Müşterilerin sonra öderim diyerek yaptığı alışverişleri geri ödeyememe durumunun söz konusu olması, fakat esnafın yine de her şeye rağmen insanların samimiyetine güvenmesine karşın vatandaşın düşen alım gücüyle beraber çıkmaza giren işlerin sonucunda kepenk kapatması da kaçınılmaz olacaktır.
AÇIKLANAN ÖNLEM PAKETLERİ ESNAFA TEMAS ETMİYOR.
Kamu bankaları coronavirüs çerçevesi kapsamında esnaflara kolay nakit ihtiyacı sağlamak amacıyla bir dizi ekonomik paket açıklamıştı. Açıklanan paketlere yoğun talep oldu. Fakat bu paketler açıklanırken esnafın borç batağında olduğu, neredeyse borçsuz esnaf olmadığı gibi önemli detaylar dikkate alınmamıştır.
Pakete başvurmak için kurumlar vergi beyannamesi ve işletme hesap özeti de talep edilmiyor. Kredi notu 1300 olanlar krediden kolaylıkla faydalanabilecek. Tek şart esnaf ve sanatkâr odalarına üye olmaktır. Odalara üye olmanın ise kolay olduğunu ve çoğu esnafın kredi notunun 700 üstünde olmadığını da buradan belirtmek isterim. Her esnafın bir şekilde geçmişe dönük borcu var.
Oysaki esnafın Türkiye’nin ekonomisini ayakta tuttuğunu bilmek gerekir. Bir esnafın vergi kaçırmasının mümkün olmadığını belirtmek gerek. Esnaf ya kepenk kapatır ya da vergisini öder. Kredi çekerek, arabasını satarak bir şekilde ödemeye çalışır. Maalesef vergi kaçıranlara baktığımızda ise Türkiye’nin en zengin %20’sinde olan kişilerin olduğunu da görmemezlikten gelemeyiz. Konuyu toparlamak gerekirse devlet esnafı eski defterlere döndürmemek için çözüm gerek.
ÇÖZÜM İÇİN GEREKEN NEDİR?
“Resmi olarak kayıtlı berberlere aylık, bir sefer geçerli olmak üzere 5000 TL ödenmelidir ve bu paranın sadece kira ve faturaların giderlerine yönelik kullanılmasının sağlanması önem taşır” diyen Volkan BERBER, “eğer biz bunu yapamayız deniliyorsa yetkililer bizlere borçlu olduğumuz halde 10.000 TL kredi imkanı sağlasınlar. Bu biraz da olsa bizlere nefes aldırır” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir