Mazlum VESEK
Festivalde yine vefa duygusuyla olsa gerek daha çok panel ve söyleşi izledim. Bugün ödül töreni var ve pek az film izledim. Olsun. “Hababam Sınıfı 60 Yaşında” adlı panelde kimler yok ki…Onları dinlemeye değer. Hababam Sınıfı’nın yazarı Rıfat Ilgaz’ın oğlu Aydın Ilgaz, Münir Özkul’un kızı Güner Özkul, Kemal Sunal’ın kızı Ezo Sunal ve eşi Gül Sunal bize onları ve Hababam Sınıfı’nı anlatacak. Kolaylaştırıcı olarak da Nebil Özgentürk var…
Panele geçmeden önce Özgentürk’ün Hababam Sınıfı’nı anlattığı bir belgeselini izledik. Şimdilerde 4 yaşındaki çocuk bile bu eserle gülümsüyor. Ancak, yazarının ve romanın başına gelenler herhalde birkaç filme konu olur. Rıfat Ilgaz, 1950’lerde yasaklı bir isimdir. Romana imzasını atamaz “Stepne” adını kullanır. Filme çekilmesi istenir; ama yasaklanır. Ertem Eğilmez bir şekilde senaryoyu sansürden geçirir; ama çektiği Hababam Sınıfı hiçbir zaman Rıfat Ilgaz’ın içine sinmez. Hatta filmin jeneriğinde önceleri adı bile yer almaz. Mahkeme kapılarında bunun mücadelesini verir. Bir film çekmek üzere anlaşmışlardır; ama Ertem Eğilmez bu maddeye uymaz ve filmi seri halinde çeker. Rıfat Ilgaz yine adalet arayışındadır.

Burada sözü Aydın Ilgaz’a veriyorum:
“Bir gün Ferdi Eğilmez (Ertem Eğilmez’in oğlu) geldi ve ‘Sen nasıl istersen öyle bir film yapacağız’ dedi. İkna oldum. Ama maalesef o da en son ‘Hababam Sınıfı Üç Buçuk’ gibi beterin beteri bir film çekti.”
Aydın Ilgaz’ın mücadelesi bu kadarla sürse iyi…Hababam Sınıfı istismarı hayatın başka alanlarında da sürmektedir. Şöyle diyor Aydın Ilgaz:
“Bir bakıyorum ‘Kel Mahmut Meyhanesi’ adında bir yer açılmış. ‘Hababam Bar’ açılmış. Yahu arkadaş, bu eserin ve yazarının bir haysiyeti var. Bu isimlerle böyle yerler açmaya utanmıyor musunuz? Ben şehir şehir geziyorum ve gördüğüm şehirde bu isimle açılan yerleri hukuk yoluyla kapattırıyorum. Üstelik bunu yapmak için para ödüyorum. Babamın ve romanın haysiyetini korumak için. Buradan sesleniyorum: Artık Hababam Sınıfı’nı kirletmekten vazgeçin.”
Söyleşide Kemal Sunal’a dair Gül Sunal’ın aktardıkları rahmetlinin ne kadar mütevazı olduğunu gösteriyordu:
“Bir gün evde bana, ‘Ya bana bugünlerde çok fazla dizi ve film teklifi geliyor. Neden acaba?’ dedi. Ben de ona, ‘Kemal, sen önemli birisin. Bunun farkında değil misin?’ demiştim”
Güner Özkul’un babasının Hababam Sınıfı için “başrol” aldığı gün yaşadığı heyecanı anlatması çok etkileyiciydi.
Panel bittiğinde Gül Sunal’ın ağladığını gördüm. Ben de perdede Rıfat Ilgaz’ın fotoğrafına bakıyordum. Gökyüzüne bakar bir hali vardı sanki. Melih Kibar’ın müziği çalıyordu. İki buçuk saat boyunca salonu terk etmeyen konuklar, konuşmacılarla sarmaş dolaştı. Benim aklımda “Sarı Yazma” romanıyla tanıştığım 9 yaşındaki halim vardı…

