YAĞDANLIK YAHYA EFENDİ’nin Hafta Sonu Muhabbeti-7

 Şirret Gazetesi, 10 Şevval 1441

Selamün Aleyküm Başta Sayın Başgan’ım ve Tüm Tebaat’ül Cemaat,

Şükürler olsun ki bir cuma gününü daha Ulvi Önderliğiniz sayesinde sağlık ve mutlulukla idrak ediyoruz.  Bu arada dünden bugüne gelişen enstantaneleri de bu yazıda konuşmak isterim.

Biliyorsunuz bu ülke ikiye bölünmüş durumda. Bir tarafta bölünmeyelim; vatanı milleti, bayrağı dimdik tutalım diye çırpınan Reyiz’imiz, öte yanda ülkeyi bölmek, ekonomiyi batırmak, halkı o eski “Allah bir daha bize o günleri göstermesin günleri”ne götürmek üzere iman etmiş, Şeytan’a biat etmiş, her daim ümmeti helâk etmiş CEHAPE ve diğer şer güçler…

Gün geçmiyor ki bu şer güçlerin yeni bir foyası ortaya çıkmasın. Biliyorsunuz Beyaz Partimizden önce bu ülkeyi 80 yıldır hep sol yönetmiştir. Sol dediğimiz de komünistlerle CEHAPE ittifakı!.. Bu sol iktidar yıllarında -yeniler bilmez ama biz eskiler çook iyi biliriz- yok hastalık dediler, yok salgın dediler, onu bahane ettiler bunu bahane ettiler, her fırsatta camileri ümmete kapattılar. Cami kapılarında bekleyip namaz kılmaktan çıkanları sopalarla bile dövdüler. Evet, Hindistanlı CEHAPE’liler bunu bile yapmışlardı. Bu CEHAPE var ya, inek eti, öküz eti yemez biliyor musunuz? Neyse, hiç değilse o yönleri iyi, maazallah ne olur ne olmaz… Memleketteki onca öküzü tüketiverseler ülke ne hâle gelirdi!.. Düşünmek bile istemiyorum. Neyse mesele dün geceden bugüne…

Efendim, biliyorsunuz bu kornalı virüs nedeniyle hafta sonları işi gücü olmayanlara yasak getiriliyordu. Bu hafta sonu bi kıyak yapalım şu topluma dedi, Başgan’ımız. Bi coştuk, alkışladık. CEHAPE boş durur mu? Sen Levent Kırca gibi plastik maske yap, Dahiliye nazımızın kılığına gir, sonra de ki, “Gezmek tozmak yok, oturcek herkes evinde!” Biz de Sıhhiye Nazırı gibi önce bi “N’ooluyo ya?” olduk. Maksat iki nezaret makamını birbirine tokuşturmak zaten de biz ne bilelim!.. Tam televizyonlarda Mahvet Çetiner öncülüğünde “Evet, kesinlikle ev hapsi sürmeliii! Tam da icraatlerimiz müspet netice vermişkeeennn…” derkeen, Başganımız, “Kaldırdım len ben bu yassağı, millete acıdım, enpatik kurdum.” deyiverip de CEHAPE’nin oyununu bozmasın mı! Biz hiç bozulmadık ama!.. Mahvet Çetiner öncülüğünde “Hülooooğğ!” çektik, İiii Merihli Göklek gibi “Bir hükümdar tebaasını bu kadar mı düşünür!” dedik. Sonra ben dedim ki, “La belim kırıldı yarım günde bu kadar kıvırmaktan; şu işin aslını öğrenin, var mı yasak yok mu?” dedim ben. Yokmuş, kesin bilgi geldi. En isabetli karar! Niye olsun? Bulaşacak olan virüs hafta içi de bulaşır. Nasıl isabetli bir karar anlatamam! Anlasam anlatacağım da “Epiyce yaklaşmışım / Duyuyorum / Anlatamıyorum.” Sanattan da anlarım. Nazım Hikmet’in bu şiirini de çok severek sayarım. Ben de çok şiir yazdım, şimdi de yazıyorum. Biri şöyle: “Senden önce siler idik mâbâdı biz daşlara / Andıkça ağlayasım gelir, bak gözümde yaşlara / Evde yoktu sandalye, oturacak kanape / Soyun sopun kurusun, kahrol e mi CEHAPE!” Derin hislerle yazıyorum şiirlerimi, eytişimsel özdekçi bir nazariyatla…

Bütün ümmet millet düşmanlarının maskesini düşüren Yüce Liderimize adadım bu şiiri, beğenmezse yırtar atar, yenisini yazarım.

Maske takmaz çünkü neden taksın ki, o biz mi, ilahi koruma altındaki Başgan’ımıza hürmetlerimle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir