Kulisin Sesi
GERİLİM BEKLENİYORDU AMA…
CHP İzmir mahalli delege seçimlerinde gerilimin artması şiddeti de ortaya çıkardı.
Kardeşlik, barış ve demokratik rekabet içinde geçmesi gereken seçimlerde böylesi sonuçların ortaya çıkması kulisleri fokur fokur kaynatıyor. En güzel yorumu bir parti emekçisi yaptı; “CHP üyeleri ‘listeleri’ne gösterdikleri militanca bağlılığı, partilerine gösterseydiler, çoktan iktidar olurduk.”
Yerel seçim sürecinde CHP’ de görülen değişimin getirdiği başarının etkileri.
Aslında böylesi bir gerilim bekleniyordu. Çünkü yerel seçim sürecinde CHP’ de görülen değişimin getirdiği başarının, örgütsel yapıda değişime yol açması da kaçınılmazdı.
Son yerel seçimlerdeki değişim, partinin üst yönetim kadrolarında değil; il, ilçe yönetimleri ve kadroları, seçilen adaylar ve yürütülen seçim kampanyalarında gözlemlendi. Daha açık bir ifadeyle, Mart ve Haziran seçim sonuçları il ve ilçe yönetimlerinin ve kadrolarının niteliklerini değiştirme görevini ortaya çıkardı.
Her değişim kendine heyecanlı destekçiler bulması ile başarıya ulaşır. Aynı zamanda değişim, hazmedemeyenlerin reaksiyonlarını da tetikler. Değişime direnç bir tutku halini alıp militanlaşır. Burada bahsettiğim niyetler değil, tercihlerdir. Değişime karşı olanların tümünü ‘kötü niyetli’ olarak tanımlamak yanlış olacaktır. Ancak tercihin niteliği sorgulanabilir tabii… Hele şiddete dönüşüyorsa direnç kişiyi tümden ele geçirmiş demektir.
Dikkat; dıştan içe yönelir, dış dünya ile ilişki en aza iner. Tek referans ‘biz ve diğerleri’ olur. Yine dikkat; genişten dara değişir. Artık, halk ne düşünürmüş? Rakip partiler bu durumdan nasıl çıkar sağlarlarmış? Bu kamara kavgası gemiye nasıl zarar verirmiş? Önemi yok…
Gerilim eşittir değişim.
Kısacası, şimdiki gerilim eşittir değişim. Gerginliğin bir tarafında yer almak, aynı zamanda değişimin bir yanında yer almakla eşdeğer. Kulislerde mavi, beyaz ve kırmızı listelerin destekçilerini dinlediğinizde bu sonucun kaçınılmaz olduğunu görüyorsunuz.
Mavi Manifesto yayınlandı; kucaklaşma, kardeşlik, gençlik, demokrasi,…, iktidar..
Kırmızı Manifesto yayınlandı; kucaklaşma, kardeşlik, gençlik, demokrasi,…, iktidar..
Beyaz Taraf ise; önceleri açıklamalarda saldırgan bir üsluptu, şimdi tekme-tokat…
Bekleniyordu ama bu kadar da değil…
İşte Buca, İşte Karşıyaka…. Olmadı, yakışık almadı. Kulislerde olayın failleri, teşvikçileri şiddetle kınanıyor.
Şimdi, dikkat içten-dışa; dardan-genişe yönelmelidir. Davranışların sonuçlar, CHP nin örgütünün bütün yapıları ele alınarak düşünülmelidir. Bir mahallede kazanılan zaferin, İzmir’e ve dolayısıyla Türkiye’ye sonuçları unutulmamalıdır.
İzmirliler üzgün ve kızgın… İzmirliler, çamaşır suyuna “klorak” derler. Uyarmadı demeyin klorak, temizler temizlemesine de toptanda yok edebilir.
İzmirlinin sabrı sınanmaya gelmez.

