OLMASAYDI  SONUMUZ  BÖYLE

Öğle arası dinlenmesinde arkadaşlarla Konak’ta bir kafeteryada sohbet ediyoruz. Konu siyaset, delege seçimleri üzerine hararetli bir konuşma var. Oturduğumuz yerin hemen karşısında İzmir İktisat Kongresi’nin yapıldığı yere gözüm ilişiyor. Zaman ne çabuk geçmiş? Birkaç yıl önce Kongre anısına orada bir simge oluşturulmuş, açılışına ben de katılmıştım.

İzmir İktisat Kongresi henüz Cumhuriyet kurulmadan önce Atatürk ve Yurtsever arkadaşları ile birlikte 1923 Şubat ayında toplanmıştı. Yaz tatilinde Afet İnan’ın yazdığı kitabı okumuştum, tüm ayrıntıları ile Kongreyi anlatıyordu. Atatürk ‘Siyasi ve askeri başarılar ekonomik utkularla taçlandırılmalı’ diyordu. Ekonomi çalışma hayatıydı ve ticaret, sanayi, tarım demekti. Artık Türkiye özgür bir ülkeydi, ama fakir ve geri kalmıştı. Ekonomik atılım gerekliydi. Emperyalizmin işgalinden kurtuluşumuzu ilan ettiğimiz yerde, kurtuluşun simgesi olan ekonomi zirvesi toplandı.

Sanayi, ticaret, çiftçi ve işçiler ile ilgili önemli kararlar alındı. Sanayi korunacak, sanayici teşvik edilecek ulusal bir banka kurulacak, ticaret için kredi olanakları sağlanacak, günlük 8 saat çalışma sınırı gelecek, ilk kez asgari ücret belirlenecek, hastalık, kaza, hayat sigortaları çalışma hayatını düzenleyecekti. Tarımda aşar vergisi kaldırılacak, tarımsal kredinin önü açılacak, tarım alet ve makinaları çağa uygun şekle getirilecekti. Sanayi kanunu, vergi kanunu, gümrük kanunu, menkul kıymetler borsası kanununun kabulü bu Kongre’de olacaktı. Para, kredi, bankacılık ve mali sistem alanı, ulaşım, tarım, sanayi ve ticaret sektörü oluşturulacak, dış ilişkiler başlayacaktı.

Tüm bunlar, Osmanlıdan devir alınan 716 milyon dolar borç üzerine yapıldı. O kararlar loş ışıklı, eski İzmir Han’ında alındı. Ulaşım, haberleşme olanakları yok denecek kadar azken, zor koşullar altında imzalandı. Cumhuriyetimiz eski tüm borçları ödedi. Yeni birçok eser kazandırdı ülkemize, milletimize.

Geçtiğimiz hafta İktisat Kongresinin 1 km kadar uzağında Ege Ekonomik Forum’u adlı bir toplantı yapıldı. Tarım ve Orman, sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana düzenleyiciydi. Ana konular, teknoloji kullanımı, kooperatifler, tarım ve kentsel dönüşümdü. Forum ışıl ışıl parlayan 5 yıldızlı lüks otelimizde yapıldı. Otelin otoparkına parlak, çakarlı makam araçları sığmadı. Makam şoförleri ve valeler hızlı bir gün yaşadı. Dinleyicilerin çoğu ilgili Bakanlıkların bürokratları, çalışanları, korumalarıydı. Üniversitelere ve akademik düşüncelere yeterince yer verilmeyen, gelecek vizyonu üzerine çalışılmamış, yasak savan bir etkinlikten öte gidilememişti özetle. Dinleyiciler sıkıldı hatta. Son bölümde Kentsel Dönüşüm konusu geldiğinde ise ilgi biraz arttı. Belediye başkanları ve Müteahhit konuştu. Müteahhit İstanbul’dan organizatör İstanbul’dan gelmişlerdi. İzmir’den mühendisler ve mimarlar odaları temsilcilerine, ilgili mahalle temsilci ve muhtarlarına söz verilmeden Forum bitti.

Yazının sonu geldi, Forum’un sonundan kimse birşey anlamadı. Etkisizdi, önemsizmiş gibi algılandı. Atatürk’ün İktisat Kongresi’nin üzerinden 96 yıl geçmesine rağmen o günleri arar olmuşuz. Bir kez daha Büyük Önderimizin değerini, önderlik yeteneğini anladım. O koşullarda ki öngörüsüne ve görev tanımlamasına hayran oldum.

Ben bunları düşünürken delegelikler üzerine konuşmalar sürüyor. Kafeteryada müzik sesi arka fondan hafif hafif geliyor, Ahmet Kaya söylüyor;

“Sakin göllerin kuğusuyduk

Salınarak suyun yanağında

Yarılan ekmeğin buğusuyduk

Göğsüm daralıyor yüreğim kanıyor

Olmasaydı sonumuz böyle.”

Bunları da sevebilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir