Seri Röportaj- 4
Urla Eski Belediye Başkanı, CHP İzmir Eski Milletvekili ve İzmir Eski İl Başkanı Bülent Baratalı, adeta bir müzeci hassasiyetiyle CHP tarihini kayıt altına alıyor
Bülent Baratalı, hem Urla için hem İzmir için önemli bir isim. CHP’de belediye başkanlığı, il başkanlığı ve milletvekilliği dahil, çok farklı görevlerde yer aldı. Şimdilerde Urla’da adını taşıyan bulvarda evlatlarıyla beraber kurduğu hukuk bürosunda çalışmalarını sürdürüyor. 50 yıllık siyasi geçmişinden adeta bir iğneyi bile atmayan Baratalı, ailesinin ve CHP’nin belleğini toplumla buluşturmak için çalışıyor.
Mazlum VESEK
-Urla’da adınızı taşıyan bulvardayız. Adınıza bir bulvarın açılmış olması nasıl bir duygu?
Urla’ya yıllarca belediye başkanı olarak hizmet ettim. Ailem burada tanınan bir aile. Yüzyıllar önce buraya yerleşmiş bir aileden geliyorum. Bulvardan önce de adımın bir yerlere verilmesiyle ilgili bana ulaşan görüşler vardı. Kabul etmediğimi söyledim. Örneğin belediye başkanlığım döneminde benimle mesai yapan işçilerimizden böyle bir teklif geldi. Kabul etmedim. Bulvara adımın verileceğinden haberim yoktu. Vekillik yaptığım bir dönemde belediye meclisine gelen bu teklif kabul edilmiş. Tabii, hizmet ettiğim kentten bu takdiri görmek güzel bir şey. Ama açıkçası ad verilmesine gerek yoktu. Urla ve İzmir sokaklarına çıktığımda, hatta ülkemizin çok ayrı yerlerinde bu takdiri zaten görüyorum. Bu da bana yeter.
-CHP’de önemli görevlerde bulunmuş biri olarak şu anda neler yapıyorsunuz. Partiyle bağınız nasıl?
Şu anda Urla’da bir hukuk büromuz var. Çocuklarım da avukat. Aynı zamanda benim yoldaşımdırlar. Bir oğlum Urla’da CHP ilçe başkanlığı yaptı. Açıkçası hayatım boyunca toplum verdiği sorumluluklardan dolayı çok fazla avukatlık yapamadım. Yaşamım boyunca ilk defa bu büroyu açtıktan sonra bu kadar vakti ofiste geçirebildim. Tabii yine avukatlık yapmak için değil. Daha çok partili arkadaşlarımızla buluşmak, bizi ziyarete gelen insanlarımızın derdini dinlemek ve yarım asra yaklaşan CHP’lilik geçmişimdeki belgeleri düzenlemek için buradayım. Hukukçuluğu daha çok evlatlarım yerine getiriyor. Partiyle ilişkilerim çok iyi. Beni arayıp soruyorlar. Ben de bilgim yettiğince önerilerimi sunuyorum, destek oluyorum.
-Evet, burası daha çok bir “CHP Müzesi” gibi duruyor. Burada var olan belgelerle hakkında bilgi verir misiniz?
Röportaj öncesi, benimle CHP’nin hafızasına önem verdiğiniz için görüşmek istediğinizi söylemiştiniz. Ben de tam da sizin dediğiniz hafızayı önemsediğim için bu ofisi açtım. Burada hem ailemle ilgili hem 50 yıla yakın partililik hayatımdaki belgeler duruyor. Fotoğraflar, plaketler, video kasetleri, gazete kupürleri, kongre kartları, rozetler dahil hiçbir şeyi atmadım. Hatta kongrelerde çıkardığımız listeler de bulunuyor. Yetmedi, karşı tarafın da listelerini de arşivledim.
-Neden bu kadar ayrıntılı bir arşiv tuttunuz?
Mazlum bey, Türkiye maalesef zor bir ülke. Özellikle tarihimize dair bir bellek oluşturmakta sıkıntı çekiyoruz. Bunun çeşitli nedenleri var; ama ben önce üzerime düşeni yapmaya çalıştım. Her şeyden önce, burada Urla’ya önemli hizmetler vermiş bir ailenin ferdi ve bir CHP’li olarak benim kimliğimi, kişiliğimi oluşturan bir geçmiş var. Ona sahip çıkmaya çalışıyorum.
-Bu kadar belge gelecekte ne olacak?
Burada asistanımla her gün düzenli bir çalışma yapıyoruz. Öncelikle yazılı ve görsel ürünlerle bu tarihi kamuoyuna ulaştıracağız. Ardından mümkün olduğunca bu belgeleri koruma altına alacak şekilde, halkımızın ulaşacağı şekilde sergilemek istiyoruz.
-CHP İzmir İl Örgütü ve CHP Genel Merkezi’nde arşivcilik adına durum nasıl?
Pek parlak değil, sanıyorum. Dediğim gibi bunun farklı nedenleri var. Bir kere başta 12 Eylül olmak üzere darbeler başta CHP’nin olmak üzere, bu ülkedeki siyasi birikimleri hedef almıştır. CHP arşivi ve hatta kurumsal yapısı bu müdahalelerden çok zarar gördü. Ancak, bu konuda partimizi gereken özeni göstermiş midir? Hayır, bu konuda çok ciddi eksikliklerimiz var.
-CHP’de bir kongre süreci söz konusu. Takip ediyor musunuz ve yetkili kurullardaki partililere neler öneriyorsunuz?
Takip ediyorum. Bazı şeyleri konuşmak için erken. Ancak, mahallelerdeki seçimlerin belli bir olgunluk içinde geçiyor olması sevindirici. Mevcut İl Başkanımız Deniz Yücel’i ailesinden dolayı da tanırım. İl örgütümüzü demokratik bir hava içerisinde kongreye götüreceğine inanıyorum. Diğer ilçe başkanlarından da beklentim budur. Sadece ilçe başkanları değil, her partili kendini sorumlu görerek hareket etmeli.
-CHP’de kongre süreci her zaman tartışmalı geçer. Bu yarış halinin ve tartışmaların iktidar olmanız önünde bir ayak bağı olduğunu düşünüyor musunuz?
Hayır, CHP varlığıyla bu ülkenin güvencesidir. Ancak, şunun da altını çizmek gerek: Ülke gerçekten iyiye gitmiyor. CHP’nin iktidar olması, Ortadoğu coğrafyasında Türkiye’ye nefes aldırır. Mevcut iktidarın ve onun içinden çıkan diğer sağ hareketlerin ülkemizi iyi bir noktaya götürmesi mümkün değildir. Türkiye’ye yeni bir ufuk kazandıracak parti, CHP’dir. Bizim de buna göre hareket etmemiz gerek.
-Bunca yıllık siyaset yaşamınıza dönüp baktığınızda sizi en çok mutlu eden husus nedir?
Açıkçası insanların sevgiyle bakması benim için çok kıymetli. Belediye başkanlığım ve vekilliğim döneminde din, dil, yöre farkı gözetmeksizin bütün vatandaşlarımızla yan yana geldim. O vatandaşlarımız hala beni gördüğünde sevgiyle yaklaşıyor. Siyasetin de her zaman sevgi diliyle yapılması gerekir.
-Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Ülkemizin çok önemli bir kavşaktan geçtiğini unutmayalım. Türkiye her zamankinden daha çok CHP’ye ihtiyaç duyuyor. Partili arkadaşlarımızın bu sorumlulukla hareket etmesini dilerim.

