CORONA GÜNLERİ’NDE… İBANSIZLAR!

Korona Salgını başladığı hafta ölü taklidi yapanlar, bizi kaderimizle baş başa bıraktılar…

Şimdi çıkmış bağış istiyorlar. Ölmezsek eğer ölü taklidi sırası bizde!

Tüm kaynaklar tüketilmiş… Sosyal fonlardan hiç söz eden yok!

Üstelik bizi kıskanan ülkeler vatandaşlarına yardım ederlerken… Siz bizden mi yardım istiyorsunuz pes!

İş yok, güç yok şimdi ve gelecek kaygısı… Zaten canımız burnumuzda!

Covid 19 mücadelesinde bilimsel önerilere uyuyoruz.

Zorunlu haller dışında evden çıkmıyoruz. Üstüne bir de nasıl geçineceğiz diye düşünüyoruz. Acıyan yer başka, acıkan yer başka haliyle…

Mesela, ben fotoğrafçıyım gelen müşteriye “kameram bozuldu” deyip iban uzatsam… Müşteri “Hay senin çekeceğin fotoğrafın kadrajına” diyerek bir başka fotoğrafçıya gitmez mi sizce? Biz vatandaşlık görevlerimizi yaptığımıza göre…

Bir de devletin görev tanımına girip şirk koşmayalım!

Daha ne yapalım biz?

Kurumları eve alıp besleyelim mi?

Ben Diyen-Ayet’i nüfusuma alırım almasına… Ne diyecekse der o da rahatlar ben de… Arkadaşlar da Kara Yolları’nı alsınlar. Kusura bakmayın ama ‘Adalet’ evde kalır. Hele bu ‘Ekonomi’yi yolda kim görse eğilip almaz; en iyisi onu cami avlusuna bırakın damatla birlikte.

“Vaktinden önce zekât ödenebilir caizdir” diyor Diyanet.

Korkarım Zekât gibi Sırat Köprüsü’nden geçişler de erken tahsil edilecek.

Kazancımızın çoğu vergiye gidiyor…

Bir derimiz kaldı onu da ölmeden Kızılay’a mı bağışlasak?

Zekât olarak aç nefesimizi mi koklatsak?

Bakamayacaktınız doğurmasaydınız bu devleti!

Corona’yla mücadelede camilerden dua geldi bizlere…

Biz de bağış olarak üç kulhü bir elham gönderdik sizlere.

 

Selvinaz Aydoğan Çetiner

 

selvinazcetiner@yahoo.com.tr

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir