YAĞDANLIK YAHYA EFENDİ’nin Hafta Sonu Muhabbeti-3

 Şirret Gazetesi, 16 Ramezân 1441

MASKE MES’ELESİ, CEHAPE’NİN PİS YALANLARI VE HAKİKATİN PARLAYAN IŞILDAĞI

Efendim öncelikle sevgili Başganımıza, ona gönül vermiş tüm tebaaya hürmetlerimi bildirerek bugünkü yazımı başlatmak istiyorum.

Bugünkü konumuz MASKE.

Bildiğiniz gibi fesat-hain güruhlar ve başta CEHAPE, bu maske konusunda bir süredir tozu dumana katmakta.

Oysa elhamdülillah başta Başgan’ımızın ve hükümetimizin bu konudaki tutumu başından beri çok nettir ve şu anda da öyledir.

Bu yazımın amacı da başta CEHAPE fitnecileri olmak üzere bilumum şer odaklarının bu konuda maskelerini düşürmektir.

Önce bir soralım kendimize: Maske nedir? Kimler maske takar?

Kovboy filmlerini seyretmiş, Red Kit okumuş herkes bilir ki maske takmak iyi bir şey değildir aslında. Hırsızlar, soyguncular maske takar. Daltonlar mesela. Daltonların en uzunu Avarel’dir. Aynı zamanda en aptalı da. Neyse şimdi konumuz bu değil. Yani boyu uzun olan aptal olmak zorunda değil, onu zikretmek için yazdım bunu. Hattâ, “Devede de boy var ama onu bir eşek çeker.” diye de atasözümüz var. Yani bu boy meselesi… Meseleyi sapıttırmayalım. Önemli olan kişinin boyu değil işlevi… Neyse… Ne diyorduk… Maske…

Maske diye bir film vardı, anımsarsınız, Jim Carrey vardı başrolde. Jim Carrey’ye bayılırım.  Siz seyrettiniz mi bu filmi? Jim Carrey’yi sevmeyen var mı?

Efendim, maske deyince başka başka neler geliyor aklımıza? Levent Kırca geliyor benim. Plastik maskeler yapardı, hemen her kılığa da girerdi. Muhalif olmasa iyiydi ama oldu da ne oldu? İstanbul’dan belediye başkan adayı olduydu da onca maskeli rol para etmediydi… İşte böyledir bu işler. Hâlbuki o da bir Orhan Bey gibi, Yavuz Bey gibi, Hülya Hanım gibi hatta Barolar Birliği Vezir-i Âzam’ı Metin Bey gibi yapsaydı şu anda bütüüüüün dünyadaki parmakla sayılacak sayıdaki sen ben bizim oğlan onu alkışlıyor ve hayırla yâd ediyor olurduk.

Maske…. Maske…. Evet aklıma bir de İngiltere’ye, Amerika’ya, Fransa’ya, Japonya’ya, Uruguay’a,

Papua Yeni Gine’ye, Portekizli Jenny Nine’ye, Jüpiter’in uyduları Europa’ya, Ganymede’ye, İo’ya yaptığımız maske yardımları geliyor. Efendim neymiş, bu yardım paketlerinin kutularına Başgan’ımızın adı yazılıymış. Ne yazılacaktı? Kılıçdaoğlu mu yazılsaydı? Jüpiter’in uydusu İo’daki adam ne bilir Kılıçdaroğlu’nu? Bilse zaten kutuyu açmadan geri gönderir.

Velhasıl kelam, gördüğünüz gibi CEHAPE vatan hainleri ne kadar maske ile ilgili icraatımızı unutturmaya ve sözü başka yerlere çekmeye çalışsa da maske konusundaki icraatımız süper ötesidir ve bütün fakirlere biliyorsunuz eczanelerden, postanelerden, pastanelerden ve rasathanelerden koli koli (yaklaşık üç beş yıllık) maske vermiş durumdayız. Bunu bile sorun etmedi mi bu CEHAPE? Bu, israfmış! Öyle mi dedik! Al o zaman sana maske paralı. Biz zaten tebaamıza bol bol maske vermiş miydik? Vermiştik. O zaman maske alamayan CEHAPE’liler bastırsın parayı maske alırken. Oh, süper karar! Sağ olsun Hükümetim! Hem darbeci ol hem bedava maske al! Yok yaaa!..

Maske meselesi buydu, budur.

Hepinize hayırlı hafta sonları diliyorum. Maskesiz gezmeyelim ama CEHAPE’li olduğunu bildiğimiz vatan haini, FETÖ’cü, diktatörlük heveslisi birini görünce arkasından sokulup maskelerini indiriverelim.

Sevaptır. Farz değilse de vaciptir.

Saygılar, minnetler, hürmetler, alkışlar Başgan’ım…

Hep yanınızda, kulunuz, köleniz, tebaanız bendeniz Yahya (el etek de öperdim ama sosyal mesafe sorunu… İnşallah tez zamanda o da olur.)

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir