90 ‘lı yıllarda Mavişehir de oturuyordum. Henüz 1. etaplar yeni yapılmış, 2. etapların yapımı da hızla sürüyordu. O güne kadar sokağımızın numarası vardı. Bir sabah Karşıyaka Belediyesi görevlilerini ‘ Erkin Usman Sokağı’ levhasını bina duvarına çakarken gördüm. Gerçekten o an çok sevinmiştim. Belediye bir değerbilirlik göstermiş ve o ilçede yaşayan bir değerini yaşarken onurlandırmıştı. Ben de Erkin Usman sokağında oturmaktan dolayı mutluydum.
Yıllar geçti, ben Karşıyaka’dan ayrıldım. Erkin Usman yazmaya, üretmeye devam etti. Özellikle İzmir ve Karşıyaka yaşamı, kültürü, sanatı, üzerine yazıları yayınlandı. Kentimize ışık veren katkıları oldu.
Bugün aramızdan ayrıldığı haberini aldım. Bulduğum son yazısıyla onu anmak istedim. Anısına saygıyla. Yolu ışıklı olsun.
Erkin Usman’ın Yeni Asır Gazetesi’ndeki son yazısı şöyle:
İzmir’in 80’lik ve 90’lık delikanlıları
(Yayın tarihi: 01.11.2018, 00:00)
Veli Lök, İzmirli ünlü bir ortopedist.
İnsan hakları savunucusu. Adı, tıp tarihine altın harflerle geçmiş bir hekimimiz. Yurtiçinde yurtdışında çok sayıda kongreye katılmış, bildiriler sunmuş, önerileriyle tıp dünyasında bir çok yeniliklerin kapısını aralamış biri.
Recai Şeyhoğlu, Veli hocayla öteden bu yana yoldaşça ilişkileri olan emekli bir öğretmen.
Sık sık yanına uğrar, muhabbet eder, anıları tazelerler.
Geçtiğimiz günlerde gene sevgili hocasına uğradı. Lök, “Recai, dün bana 101 yaşında bir hasta geldi biliyor musun?” dedi ve hocasına kulak verdi.
Cumhuriyet henüz kurulmadan önce ilkokula giden Kocaelili Mehmet Bey, gezmek için Aliağa’ya çocuklarının yanına gelir.
Burada kendisine bir çevre de edinir. Kahvede okey oynarken arkadaşlarından biri der ki, “İzmir’de Veli Lök diye bir adam var.
Kemikten tekrar insan yapıyormuş.” Bunu duyan Mehmet Bey, o günlerdeki rahatsızlığının tedavisi için Veli hocanın yolunu tutar. Tanışır. Nüfusta doğum tarihi 1921 olarak görülmektedir ama, “Siz nüfusa bakmayın.
Ben şimdi tamı tamına 101 yaşındayım” der.
Veli Lök ise 86’sındadır. Yeni mezun bir hekim gibi Alsancak’ta hastalarıyla ilgilenmektedir daha..
İzmir’de bir başka delikanlı da Mevlüt Kaplan’dır.
Halâ okuyup yazmakta ve etkinliklerde konuşmaktadır. 88 yaşındadır. Araştırmacıyazar Zeki Büyüktanır ise 89’un son günlerini yaşamaktadır. Yakında 90 diyecektir.
Recai Hoca, Konak Belediyesi’nin önünde onu görünce sorar, “Neler yapıyorsun Zeki Bey?” Yanıt verir: “Yeni kitabımı bastıracağım.
Yayınevi arıyorum.”

