Ey, ağaçlar, dallar, yapraklar, solucanlar, yılanlar…

Ah, kaplumbağalar, saksağanlar, atmacalar, alaca baykuşlar…

Kömüre dönmüş çam kozalaklar, çalı çırpılar…

Bin bir tonuyla yeşiller, muhteşem senfoni kuş sesleri…

Alaca karanlığında dağlar, bülbül konan dallar…

Adı, insan olan bu zalimi yazın bir tarafa, affetmeyin…

Unutmayın, olur da bir gün elinize düşerse, bakmayın gözünün yaşına, bir yudum su vermeyin…

Ağzından burnundan getirin, sırtınızı dönün…

Meyvelerinizden yemesinler, gölgenizde soluklanmasınlar, sularınızda serinlemesinler…

Hiçbir kuş ötmesin onlar varsa, nehirleriniz akmasın önlerinde, onlar yokken açsın bütün çiçekleriniz, sincaplar onlar yokken çıksın yuvasından…

Kor ateşlerde cayır cayır yakanları kül edenleri nefessiz bırakanları unutmayın…

Tarih, hiçbir zaman böyle bir zulmü yazmadı…

Kendi cinsine bile böylesi kıyan, acımayan, itina ile cehennemini inşa eden, otunu, ocağını başına yıkan, yakan kül edenleri unutmayın…

Unutmayın, bu namussuzları, not edin bir yere…

Hiç affetmeyin…

ihbarımızdır,

Adı: insan…

beyhan duran

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir