BALIK BURCU

Halil URGAN

(HEM EĞELENCELİ HEM ÇOK CİDDİ BİR PAZAR YAZISI, KARAR VERMEK SİZE KALMIŞ) 

Burçlara inanır mısınız?

Peki astrologlara?

Her gün gazetede (tabii alıyorsanız) burcunuzu okumadan geçemeyenlerden misiniz?

Hatta o gününüzü, yapıp edeceklerinizi, beklentilerinizi gazetedeki bir soytarının ‘bir yerlerinden’ uydurduğu iki üç cümleyle planlayan, oluşturanlardan mısınız?

Televizyonlarda en az yarım saatinizi çalan “Astrolog” diye adlandırılan, bir sürü laf kalabalığı ile herkesin her zaman başına gelebilecek kırk tür şeyi makineli tüfek gibi sıralayan Orta Çağ artığı sahtekârları ağzı açık dinleyen, Yükselen Burcu Alçalan Burcunu düdüklerken Yavşayan Burcunun Nazlanan Burcuna sürtündüğü için pozitif bir elektriklenmenin olduğu inanan çoğu yüksekokul mezunu saftiriklerden misiniz?

Öyleyse siz de dâhil bilimin bu işe nasıl baktığına değiniverelim.

Astronomi (gök bilimi ya da gökbilim), kökenleri, evrimleri, fiziksel ve kimyasal özellikleri ile gök cisimlerini açıklamaya çalışmak üzere gözleyen bilim dalıdır. Astroloji, göksel cisimlerin ve astronomik fenomenlerin, insan karakteri ve kaderi üzerine etkilerinin olduğu önermesini konu alan, bilimsel gerçekliğe sahip olmayan sözde bilimdir. Astroloji aslında gerçek astronominin öncüsü ya da atası olarak düşünülebilir. Bir zamanlar, her iki alan da aslında birdi ve aynı şeydi. Bu durum, astrolojinin sadece batıl inanç olarak tamamen reddedildiği “Akıl Çağı” sırasında değişti. Devamında da astroloji bir tür kehanet ve batıl inanç statüsüne taşınıp ve en iyi ihtimalle sahte bilime dönüşürken, astronomi gerçek bir bilim olarak kabul edilir oldu.

Neymiş efendim? AKIL ÇAĞI!..

Yani Avrupa’da Rönesans’ın, Sanayi Devriminin ve sonrasında özellikle 18. yüzyıl ve sonrasında bilimin, teknolojinin, evrenin giderek peş peşe çözülen sırlarının aklı özgürleştirdiği, kör inançların yerine bilimsel bilgilerin geçmeye başladığı çağ.

Yani ASTRONOMİ’nin, ASTROLOJİ’den ayrıştığı ve yolunu çoktaaan hurafelerden ayırdığı bir çağdan bugüne gelmişken…

Hâlâ Uranüs’ün Satürn’ün yanağını öptüğü, Ay’ın Venüs’e yükseldiği, Merkür’ün Jüpiter’e çapkın çapkın baktığı gün sizin de manita yapmak için en ideal gününüz olduğuna inanacak kadar akıl tutulmasına mı uğruyorsunuz?

Ben de size söyleyeyim ki sizin ne doğduğunuz gün ne de şu anki maddi-manevi-ruhsal-ekonomik durumunuz hiçbir gezegenin umrunda değil. (Hatta kişileştirme sanatına başvurup malum organında  değil diye  yazmam cuk otururdu şu anda ama, neyse, anlayan anladı…) Sizin bu saçmalıklara inanmanız birilerinin çok umrunda ama…

Her neyse ben de size Balık Burcu ile ile ilgili bilgi vereyim de benim gibi burcu Balık olanlar aydınlansın. Ya da isterseniz canlı canlı size göstereyim: İşte Balık Burcu. İster inanın ister inanmayın:

Bir çizgi film olabilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir