HEPİMİZ’İN YAŞI 17

Aradan ne kadar zaman geçse de bazı şeyler belleğimize öylesine derinden kazılıyor ki. Her önemli bulduğumuz anı gözümüzde canlanıyor, geçmişteki o günler, yeniden yeniden yaşanıyor.

Evimiz Betonyol’un bir üst sokağındaydı, her taraf asker, polis, sivil doluydu. 12 Eylül sonrası günleri yaşıyorduk. ‘Bir sağdan, bir soldan asalım ki ibreti alem olsun’ fikrinin uygulamaya konmak üzere olduğu günlerdeydik. Bir sabah gazete almak için Betonyol’a çıkıyorum. Yokuşun karşısında güzel, büyük bir duvar vardı. Hemen hiç boş kalmıyordu, bazen DY, bazen HK dan arkadaşlar duvarı paylaşıyorduk. O sabah “Erdal Eren’e özgürlük” HK, sloganını görüyorum, heyecanlanıyorum. Gazeteyi alıp hemen hızlı hızlı sayfalarını çeviriyorum. Olumlu bir gelişme var mı diye, bakınıyorum? Ama yok işte, yok. Günler geçiyor, haberler kötü, durum artık geri dönülmez bir şekil almaya başlıyor Erdal için. Onca girişim, hiç işe yaramıyor. Kara bir duvar örülmüş yaşam yolunun karşısına, özgürlüklere, demokrasiye kapalı günlerimizdeyiz.

Bir sabah gazete almaya giderken karşına çıkıyor yine, o duvar ve duvardaki yazı “Erdal Eren Onurumuzdur” HK. Yoksa !.. Bir anda içime ateş düşüyor, gözlerim buğulanıyor, 17 yaşındaki yüreğim buruluyor. Yine gazetenin sayfalarına bir çırpıda bakıyorum. Evet maalesef hislerim doğru çıkıyor, Erdal’ın sabaha karşı idam edildiği haberini okuyorum.

Aradan kısa bir süre geçmişti ki, halk oylamasına gidilecekti. İlk kez oy kullanacaktım. Adı 12 Eylül’ü aklama Referandumuydu ve sonuçta halkın %92 si evet demişti 12 Eylül’e, Erdal’lara kıyan bu zihniyete karşı çıkan yalnızca %8 dik. O günlerde yapayalnız hissetmiştim kendimi.

Bir süre sonra ‘Son Bakış’ adıyla anılmaya çalışıldı. Erdal’ın 17 yaşında yaşama veda ederken söylediği;

“Zavallı ve çaresiz biriymişim gibi arkamdan ağlamanız beni yaralar.

Hepinize Özgür ve mutlu bir yaşam diliyorum.”   Sözleri hep aklımda.

Hepimiz henüz 17 yaşındayız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir