Necdet GÖKÇE
Öğretilmiş çaresizliğimizdir; Esmer ve zeytin gözlü çocukların ve kadınların gözyaşlarını izlemeye alışkındık biz… Akşamları tv’den acı, ölüm ve çığlıkları “naklen” izleyip, ertesi sabah hayat gailesine dalmakla muzdarip bir toplum olduk artık..
Sokakta olan- bitenin farkındalığından ve getireceği külfetten sıyrılmak için kalın perdelerimizi çeker, panjurlarımızı indiririz. Kaos dışarıda kalır, huzur ve güven içerde!
Sonra bir gün, bir bakarsın naklen cinayetler ” sarışın ve mavi gözlü çocuk ve kadınları ” da hedef almış…
Bakarsın evinin,
– o muazzam huzur şatosunun- yanı başında patlıyor bombalar !.. Panjurlar patlamış, kalın perdelerin parçalanmış çaresiz bir teslim bayrağı gibi sallanıyor pencerede! …
Başkalarının boğazına düğümlenmiş bir acı gelir yerleşir şurana… Zemzem suyu gibi kutsal gördüğün gözyaşlarına, kimsenin aldırış etmediğini görürsün acı ve hınçla… Diyet ödeme sırası sendedir artık…
Bilirsin ki, herkesin acısı kendine ” dağlar kadar”, herkesin trajedisi
” ummanlara sığmaz!”
Kendi yurdunda kaç- göç,
kendi yuvana muhacir olurken senin acılarına “fransız” kalır herkes..
Bir kere denmiş ya,
” coğrafya kader,
ölüm fıtratta var !”
Sanki kazanacak olanın soyu, hep kazanmış;
Yenilmiş olanın soyu, hep yenilgiyle başlıyor hayata!
Kadim zamanlardan beri, o zalim ve- atlarının “gem”inden kan damlayan- muzaffer ordular palalarını mazlum halkların ensesinde bileylemiş sanki hep !..
Oysa, ‘ görmezden ve bilmezden geldiğimiz’ acı gerçek şu ki; savaş emperyalizmin fıtratında var !
300 bin yıllık insanlaşma tarihi; talanın, mas etmenin, boğazlaşmanın, yeraltı – yerüstü zenginliklerine konmanın başka coğrafyalara ‘çökmenin ‘ serüvenidir aynı zamanda..
Son yüzyılda, iki büyük kıyımı ve yok oluşu yaşayan insanlık, sanırım artık kesin ve son “nükleer ” yok oluşa hazırlanıyor…
Oysa, bunca kıyımdan sonra; dersler çıkarıp evrensel değerler yaratan, insan haklarına ve bireyin kutsallığına atıf yapan Yenidünya ve Avrupa savaş kartlarını yeniden dağıtıyor… Çarların ve kartel sahiplerinin dünya hükümranlığı hülyaları kesin olan şu ki, kâbusla bitecek… Ama emperyalizm, gözünü karartmış; “ya benimsin ya toprağın! ” diyor, cümle aleme…
Ölüm köprüsünden önceki son çıkışında sanki insanlık.
Birleşmezsek,
” geliyor gelmekte olan !”
8 Mart 2022. Buca.
