BAĞA GÖZLÜKLÜ ADAM

Necdet GÖKÇE

Kadim bir türkü yalnızlığındayım nicedir,

Umarsız kalabalığın

sessiz çığlığında;

Anestezi yapmadan da

kesip atmayı öğrendim nihayet,

aynadaki müstehzi gülüşümü…

Sivribiberden acı olsa da şimdi sessizlik ;

Böyle iyi oldu

yağmur pas geçerken fesleğenleri…

 

Nicedir, yakın gözlük kullanıyorum artık;

yakından ağlamak için kendime.

Dilimin altına taş koyuyorum,

konuşmaya başlamadan önce…

 

Böyle iyi oldu !

 

Gözlük dediydim ya,

Bir kitap kuytusunda rastladıydım geçenlerde ;

( bunu söylemesem, çatlarım !)

 

Sabah yürüyüşüne çıkmıştı bağa gözlüklü bir adam,

eğninde saplı kanlı bir baltayla…

 Yakışmış buldu çoğunluk..

” ama o da çok kaşınmıştı !”

Diyenler..

 

Bense, yakın ağladım..

Dönüp gülümsedi bana ,

( müstehzi )

” taş uzaktan gelmez – dedi – kardeş ! “

 

Taş uzaktan,

Balta yakından !

 

Egolar mı çarpıştıydı

bilemedim,

 Vitray kalpler mi

çatladıydı yoksa ?

Dünya daha mı güzelleşti bağa gözlüklü adamın eğnindeki baltayla !?

 

Hem ben nerden çıkardıydım

bunca gam kasavet,

bunca üzünç

ruhunu çatlatırken zamanın !?

 

Dostluğun saçları ağarmış işte, baksana eyvah !

 

Egolar yaşlanmıyor ama..

 

Kime söylesem….

 

2022. Nisan. Buca.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir